Çığır İlbaş

Derin İnternet Nedir?

Telekom Dünyası dergisi Haziran 2013 sayısında Çığır İLBAŞ imzasıyla yayımlanmıştır. Tüm hakları saklıdır. Bu sayfaya referans vererek kullanabilirsiniz.

Günümüzde İnternet, pek çok kullanıcı için yalnızca Google arama motoru ve Facebook, Twitter gibi  sosyal ağlardan oluşuyor. Kullanıcıların büyük bir çoğunluğu, Google arama motoru ile İnternet’in tamamına erişilemediğinin farkında değil.

İnternet’in yaygın bilinen yöntemlerle erişilmeyen bölümleri üzerinde araştırmalar yapan Mike Bergman, 2001 yılında “Derin İnternet” kavramını ortaya çıkardı. Görünmeyen web, gizli web ve yeraltı İnternet’i  olarak da adlandırılan bu dünyanın boyutlarının normal yöntemlerle erişilebilen İnternet’den daha büyük olduğu iddia ediliyor.

Derin İnternet’in arama motorları tarafından indekslenmemesinin çeşitli nedenleri var. Bunlardan en önemlisi İnternet’in derinliklerindeki içeriklerin genellikle yasa dışı oluşu. Sitelerin bazıları kişisel bilgisayarlarda barındırılıyor ve alan adlarıyla ilişkili değil. Dolayısıyla arama motorları tarafından indekslenmesi mümkün değil. Ayrıca pek çok siteye erişim yalnızca şifrelerle gerçekleşebiliyor. Bir diğer neden ise İnternet erişiminde kullanılan protokollerle ilgili. Kullandığımız tarayıcılar İnternet’e HTTP protokolüyle erişirken FTP protokolü üzerinde çalışan çok sayıda dosya arşivi mevcut ve bu siteler de arama motorları tarafından indekslenmiyor. İnternet’in bazı bölümlerine erişmek için ise özel tarayıcılar kullanmak gerekiyor.

İnternet’in dünyadaki en büyük bilgisayar ağı olmasının nedeni, irili ufaklı pek çok bilgisayar ağından oluşması. Bu ağlardan bir bölümü arama motorlarında bulunan İnternet siteleriyle bağlantılı değil, bazı siteler yıllardır hiç güncellenmediği için arama motorlarının gözünden kaçıyor. Bazılarında ise indekslenmeyi engelleyen kodlar mevcut.

Google ve benzeri arama motorlarının amacı İnternet’in tamamını kullanıcıların ziyaretine sunmak değil. Arama motorları için bilgi toplayan örümcek adı verilen yazılımlar, temiz içeriğe sahip, sık güncellenen, güvenli ve ziyaretçi sayısı fazla olan siteleri arama sonuçlarında ilk sıralara alırken; söz konusu niteliklere sahip olmayan siteleri sonuçlarda göstermemeyi tercih ediyorlar.

İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte ülkeler kendi mevzuatlarını düzenleyerek kullanıcılara daha güvenli, yasalara uygun ve temiz içerikli bir erişim sağlamak için çaba harcıyorlar. Ülkemizde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından verilen Güvernli İnternet Hizmeti, bu misyonu en güzel biçimde yürütüyor. Ancak İnternet’in sınırsız boyutları ve teknolojik zorluklar nedeniyle tehlikeli ve sakıncalı içerikleri tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil.

Bizler İnternet’in ana caddellerini temiz ve güvenli hale getirmeye çalışırken arka sokaklarının durumu gün geçtikçe daha da kötüleşiyor. Özellikle çocukların zararlı içeriklerden uzak tutulması için ebeveynlerin bilinçli birer İnternet kullanıcısı olmaları ve yeni tehditler konusunda bilgi sahibi olmaları gerekiyor. Güvenli İnternet için mevzuattaki düzenlemeler kadar eğitimlerin yaygınlaştırılması ve bu konudaki yayınların artması oldukça büyük önem taşıyor.

Çığır İLBAŞ


Bir yanıt yazın

Translate »