İnternet’in Patronları
Telekom Dünyası dergisi Aralık 2013 sayısında Çığır İLBAŞ imzasıyla yayımlanmıştır. Tüm hakları saklıdır. Bu sayfaya referans vererek kullanabilirsiniz.
İnternet’i yöneten, denetleyen bir ülke, kurum ya da kuruluş bulunmamasına rağmen uygulamada bazı ülke, kuruluş ve üniversiteler çeşitli ayrıcalıklara sahiptir. İnternet’in 1969 yılındaki ilk biçimi olan Arpanet projesi, ABD Savunma Bakanlığı’nın soğuk savaş dönemi ihtiyaçları için geliştirdiği dünyanın ilk paket anahtarlama ağı olma özelliğine sahipti. Arpanet’in ilk yayılımında dört adet ara yüz ileti işlemcisi bulunuyordu. Bu işlemciler UCLA, Stanford Üniversitesi, California Üniversitesi ve Utah Üniversitesi’nde yer almaktaydı.
Günümüzde Google, Facebook, Twitter ve benzeri bütün İnternet devi firmaların sahipleri ya da CEO’ları başta Stanford Üniversitesi olmak üzere bu ilk dört üniversitenin mezunlarından oluşmaktadır. Çok az istisnası olan bu durum, söz konusu üniversitelerde verilen eğitimin kalitesinden çok üniversite mezunlarının oluşturduğu sosyal bağlantıların bir sonucudur. Bu nedenle İnternet’in sektörel boyuttaki sahiplerinin çoğunlukla Stanford Üniversitesi akademisyenleri ve mezunları olduğu söylenebilir.
İnternet alan adlarının tahsisi konusunda küresel boyutta yetki sahibi bir kuruluş olan İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu (ICANN) uluslararası düzeyde organize olmuş, İnternet Protokolü (IP) adresi alanı tahsisi, protokol tanıtıcı ataması, genel ve ülke kodu üst düzey alan adı sistemi yönetimi ve kök sunucu sistemi yönetimi işlevlerinden sorumlu kâr amacı gütmeyen bir kurumdur. ICANN resmi olarak 30 Eylül 1998 tarihinde göreve başlamıştır. 25 Kasım 1998 tarihinde ABD Ticaret Bakanlığı ve ICANN arasında bir mutabakat metni imzalanmış ve böylece ICANN, ABD Hükümeti tarafından resmi olarak tanınmıştır.
İnternet alan adları konusunda her ülke kendi ülke kodu üzerinde yetki sahibiyken ülke kodu bulunmayan alan adlarında (com, net, org vb.) yetki sahibi ülke yine ABD olarak karşımıza çıkıyor. Dünyanın bütün büyük İnternet servisleri ülke kodu bulunmayan alan adlarında barındırılıyor. Bu nedenle alan adları konusundaki sahiplik yetkisinin ABD üzerinde olduğu söylenebilir.
ABD’nin İnternet üzerindeki hakimiyetinin belirgin örneklerinden birisi olan Çevrimiçi Korsanlığı Durdurma Yasası (SOPA) incelenmek üzere Kongre’ye sunulduktan sonra tepkiler üzerine süresiz olarak ertelenmeseydi. Youtube, Facebook gibi paylaşım sitelerinde müzik videoları paylaşılamayacaktı. Ayrıca ABD hükumeti gerekli görürse Google, Yahoo gibi arama motorlarını bile kapatma yetkisine sahip olacaktı. Yasa süresiz olarak ertelendi ancak her an yeniden gündeme gelme ihtimali bulunuyor.
Başarılı İnternet teşebbüslerinde bahsi geçen garaj hikayeleri yalnızca birer şehir efsanesidir. Bir projenin içeriğinden çok hangi sosyal ağ içinde oluşturulduğu çok daha önemlidir. İnternet, kullanıcılara çok büyük fırsatlar sunan bir platform ancak pastadaki en büyük payı ABD şirketlerinin alması tesadüf değil. Bu çerçevede, Sektörel ve yönetsel açılardan İnternet’in sahibinin ABD olduğunu söylemek mümkündür.
Çığır İLBAŞ
